17 Ocak 2017 Salı

Camsil ile iz bırakmadan mandalina kokulu temizlik...

Sanıyorum ilkokuldaydım Camsil çıktığı zaman. O zamandan bu zamana bu işi yapan kaç tane ürün çıkarsa çıksın cam silecek tüm temizleyicilerin adı Camsil.. Yaptığı iş ile bütünleşen bu temizleyiciyi kullanmayanımız yoktur sanıyorum. Bu işin piri olan Camsil bir yenilik yapmış ve mandalina kokulusunu çıkarmış. Bayıldımmm.. Özellikle kış günü masamdan buram buram mandalina kokusu gelmesi çok fresh bir olay. Kışın sobada portakal kabuğu pişirip kokusunu seven birisi olarak çok sevdim.. :)
Yeni cam sil mekanizması ile hep köpüklü hem de spreyli kullanım sağlar...
Ben çok sevdim. Şişeniz bittiği zaman bence mandalinalısını deneyin...

:)

17 Aralık 2016 Cumartesi

Kıymalı Karnabahar Yemeği...

Annem genelde kızartmasını yapardı biz çocukken... Geçenlerde bana ne yapayım bu karnabaharı dedi bende yemeğini yapsana anne kıymalısı çok güzel oluyordu dedim. Akşam iş dönüşü geldiğimde baktım ki yapmış. Çok sevdim tadını sizinle paylaşmak istedim.

Malzemeler:
1 kg karnabahar
250 gr kıyma
1 baş kuru soğan
1 tatlı kaşığı domates salçası
3-4 diş sarımsak
Az tuz
Karabiber
1 tatlı kaşığı biber salçası
2 yemek kaşığı zeytinyağı

Hazırlanışı:
Kıyma zeytinyağında rengi dönünceye kadar kavrulur. Üzerine doğradığımız soğan atılıp pembeleşinceye kadar kavurulur. Üzerine biber ve domates salçası atılır. Salça biraz kavrulduktan sonra üzerine iri iri parçaladığımız karnabaharları atıp sevirip üzerini geçmeyecek kadar su ekliyoruz. Pişene kadar orta ateşte kaynatıyoruz.

Afiyet olsun. :)

16 Aralık 2016 Cuma

Fairy ile "İnanmayan Gelsin" blogger etkinliği...

Geçtiğimiz hafta pazar günü Fairy blogger etkinliğine davet edildim. Davet metnindeki 'İnanmayan gelsin' sözü çok heyecanlandırdı beni. Hemen daveti kabul ettim. Etkinlik sevgili Gülhan Kara hanımefendinin mutfak okulu olan Chef's İstanbul Mutfak Atölyesi'nde idi. Geçmiş dönemde Gülhan hanım ve Ayça hanımla tanışmış ve birkaç etkinlikte bir araya gelmiştik. Gülhanı hanımı tüm yemek meraklıları tanır. Ayça hanım ise P&G Türkiye ve Kafkasya Ev ve Kumaş Bakım Kategorisi Kıdemli Marka Iletişim Müdürü.. Tanısanız çok seversiniz. Çok cici bir hanım. Sabah uyanıp hemen yola koyuldum. Öğle saatlerinde bir araya geldik. Gittiğimde neredeyse etkinlik başlamıştı. Masalar çiçekler, cupcake ve mashmelov ile donatılmıştı. Uzun zamandır görmediğim Ayça hanım ve Özlem hanımı gördüm bu etkinlik sayesinde...

14 Aralık 2016 Çarşamba

Cook Bas&Kes Tezgah Üstü Streç Kesici mutfaklarda yerini aldı...

Cook mutfağımızda yine hayatımızı kolaylaştıracak bir ürüne daha imzasını attı. Geçtiğimiz ay MSA'da gerçekleştirilen Cook ile İtalyan Mutfağı blogger etkinliğinde bu ürünü tanıma ve kullanma imkanım oldu. İş çıkışı koştura koştura gittim. Çünkü İtalyan mutfağını seviyorum. Özellikle bazı lezzetleri tam benim damak tadıma uygun. Hemen bana ayrılan alanda yemeklerimi yapmaya başladım. Masamda baktım ki bas&kes streç film kesici ürünü buldum. Öncelikle şunu demeliyim ki bayıldım renklerine... 5 ayrı renkte üretilmiş. Her mutfağa, her gönüle hitap edebilecek renklerde yapmışlar. Bana açık mavisi düştü. Pembesi, fıstık yeşili, mavisi, kırmızı ve beyazı mevcut.
 
Streç filmin ucunu aramak malum her zaman güç. Bir ucunu bulsanız öte tarafı zor tutuluyor. Hele annem bayağı bir zorlanıyor. Tek hareketle streci kesiyor ve tümden kestiği için kolayca streçleyebiliyorsunuz. Cook patentini almış bu ürünün ve ilk kullanıma özel 30 metrelik streç film hediyeli.. Bence kaçmaz... =)
İçindeki streç film bittiğinde ise 60 metre olarak üretilen yedeğini alıp mevcut streç kesicinizi kullanmaya devam edebiliyorsunuz. “COOK Bas&Kes Streç kesici özel tasarımı sayesinde streç filmin ucunun kaçmasını önlüyor ve bir sonraki kullanımda kullanıcıya kolaylık sağlıyor. mutfağınızda estetik ve pratik bir çözüm arayanlar için, COOK Bas&Kes Streç Kesici’yi Aralık ayından itibaren tüm seçkin marketlerde bulabilirsiniz.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Bu güzel etkinliğe beni de dahil eden sevgili Mahiye hanıma, Mutfak Sanatları Akademisi şeflerine ve yardımcılarına ve tüm Cook ekibine çok teşekkür ederim.
 
Önümüzdeki günlerde yaptığımız yemeklerin tariflerini bir bir paylaşacağım. :)

31 Ekim 2016 Pazartesi

Siyah Fasülye ve Piliç Burritos...

Meksika yemeklerini sevdim ben. Sanıyorum bizim damak tadımıza çok yakın geldi. Cook ürünlerinin kolaylıkları ile birlikte deneyimlediğim bu özel lezzeti sizinle paylaşmak istedim. :)

29 Ekim 2016 Cumartesi

Cheddar ve Sebzeli Nachos...

Meksika yemekleri için Cook workshopuna davet edildiğimde açıkçası korkmuştum. Damak tadıma uygun olmayan yemekleri yapıp yeme korkusundan... Ama sanırım en çok damak zevkime uyan bir workshop oldu. Resmen bu cipsleri löp löp attım mideye. Öyle böyle değil, şiddetle tavsiye ederim...
Buyrun tarifine.

Cook ile yiyeceklerinizi çöpe atmaktan kurtulun...

Cook'tan yiyeceklerinize 3 kat uzun tazelik... sloganıyla yaptığımız workshopta Meksika mutfağına ait yemekler için bir araya geldik. İşten çıkıp koşa koşa yetiştiğim bu workshop çok eğlenceli ve iyi bir deneyim oldu benim için... Bu enfes yemekleri ara ara sizinle paylaşacağım. :)

26 Ekim 2016 Çarşamba

Reis ile siyah pirinçli tavuk çorbası...

Beyaz pirinci sevmeyen yoktur sanırım. Ben de çok severim. Son dönemlerde beyaz pirincin zararları ve kilo yapması üzerine bir sürü haber ve yazı okuyoruz. Neredeyse hiç evime pirinç girmiyor diyebilirim. Dolmamı, sarmamı ve pilavımı hep bulgurla yapıyorum sağlıklı diye. Hoş tadını da çok seviyorum o da ayrı tabi. ;)
Sofralarımızda yerini yavaş yavaş bulgura bırakan pirincin artık sağlıklı bir alternatifi var. Siyah pirinç... Besin değeri oldukça yüksek, içinde magnezyum ve demir açısından zengin bir lif ve mineral deposu. Siyah pirinç beyazına oranla daha fazla magnezyum içermesi nedeniyle özellikle kemik, sinir dokusu, kasların çalışması ve kalp sağlığı için önemli bir kaynak oluşturuyor. Magnezyum hücrelerin enerji üretiminde de kritik bir rol oynayarak vücudun enerji düzeyini artırıyor, bağışıklık ve sinir sistemini kuvvetlendiriyor. Siyah pirincin beyaz pirinçten bir diğer bir farkı antioksidan değerinin yüksek olması. Antioksidanlar vücudun bağışıklık sistemini kuvvetlendiriyor ve yaşlanmanın etkilerini azaltıyormuş. Bu bilgilerin ışığında gönül rahatlığı ile siyah pirinç kullanmaya başladım. Ürünlerini seve seve tükettiğim Reis Gıda'nın siyah pirincini kullanmaya karar verdim. Annem tavuk haşlamış gündüz. Akşam gelince çorbasını yapmak istedim. Şimdi tarifini yazayım...

Malzemeler:
1 su bardağı Reis siyah pirinç
1 iri baş kuru soğan
2 su bardağı tavuk suyu
1 tatlı kaşığı domates salçası
1 yemek kaşığı zeytinyağı
1 adet limon
2 diş sarımsak
1/2 çay kaşığı kuru nane
1/2 tatlı kaşığı tuz
1 çay kaşığı pulbiber

Hazırlanışı:
Soğanı doğrayıp zeytinyağında kavururuz.


Salçayı ve siyah pirinci atıp 2 su bardağı tavuk suyunu ve 3 su bardağı suyu ekleyip kaynatırız. Üzerine tuz, pulbiber, kuru nane, limon ve sarımsağı ekleyip ocağı kapatırız. Suyu bol kullanmamın sebebi pirinci önceden ıslatmadığımız için pişme süresinin uzun oluşu. Pişmezse daha da su ekleyip gerekli pişme ve yoğunluğa ulaşınca altını kapatıp servis yapabilirsiniz.

Afiyet olsun. ;)

NOT: Pirinci faydaları bilgisi Milliyet internet sitesinden alıntıdır.

17 Ekim 2016 Pazartesi

Kuru fasulye unlu et köfte...

Kuru fasulye sevmeyen yoktur sanırım. Fakat yeni nesil çocuklar sevmiyor. Dolayısıyla vitaminini alamıyor. Kenton son günlerde özel bir ürün çıkardı. Kuru fasulye, nohut gibi baklagilleri ön pişirme sonrası un haline getirip farklı alanlarda kullanımını sağlamışlar. Hemen aklıma yeğenim geldi. Erzincan'da yaşayan yeğenime getirdim. Malum diğer çocuklar gibi yeme problemi onunla da yaşıyoruz. Kendisi en çok köfte seviyor. İçine bayat ekmek veya galeta unu yerine katıp pişirdik. Anlamadı. Gönül rahatlığı ile yedirdim. :)

Kısa bir tarif geçeyim sizlere:
1/2 kg köftelik kıyma
1 çay bardağı kenton kuru fasülye unu
1 küçük boy ince kıyılmış kuru soğan 
1/2 tatlı kaşığı pulbiber
1 çay kaşığı tuz
1 çay kaşığı karabiber 
1 tane yumurta

Yapılışı ise şöyle;
Tüm malzemeleri karıştırıp kıvam alınca tahta çubuklara Adana kebabı gibi sararız. Tost makinasında ızgara kısmında  etleri pişiririz. İsteğe göre yanına pilav ile servis yapabilirsiniz. 
Afiyet olsun. :)

13 Ekim 2016 Perşembe

Gerçek incilerden en değerli sofralara FINE PEARL

Karaca’dan Türkiye’de ve Dünyada Bir İlk Karaca, Gerçek İnciden Üretilen “FINE PEARL” Yemek Takımı ile Hayallerin Ötesine Geçiyor.

Tasarımlarıyla sofraların vazgeçilmezi olan Karaca, dünyada bir ilki gerçekleştirerek, gerçek inci kullanılarak üretilen yemek takımı “Fine Pearl”ü şıklık ve zarafet arayan kadınların beğenisine sunuyor. 

İnsanların sevdikleriyle paylaşmaktan keyif aldığı anlara eşlik eden Karaca, Fine Pearl yemek takımı ile sofralara değer katıyor. Bir ilki gerçekleştirerek Türkiye’ye büyük gurur yaşatmaya hazırlanan Karaca, bir Türk markası olarak, dünyada yemek takımı kategorisine yepyeni bir ürün olan Fine Pearl’ü sunuyor. Dünya markası olma hedefiyle çalışmalarını tüm hızıyla sürdüren marka, sektöre getirdiği yenilikler ve yaklaşımıyla ön plana çıkıyor.
Dünyanın en değerli yemek takımı olan Fine Pearl serisi ile incinin doğallığını sofralarınıza getiren Karaca, klasik yemek takımı anlayışına da farklı bir boyut kazandırıyor. Fine Pearl yemek takımı, parça sayısı ve büyüklüğü ile öne çıkıyor. Kullanıcıların ihtiyaçlarına göre takımdaki kayık tabakların derinlikleri ve sayısı artarken, pasta tabaklarının boyutları, ordövr tabağı olarak da kullanılabilecek şekilde tasarlandı. Dünyanın en önemli akreditasyon şirketi TÜV Rheinland tarafından onaylanan Fine Pearl, 86 parça olarak dizayn edildi. İlk defa gerçek inciden üretilen Fine Pearl yemek takımı, farklı stillerden oluşan özel tasarımlarıyla da fark yaratıyor.  
Prestijli sofraların vazgeçilmez markası Karaca, dostlarınızla paylaşmaktan keyif alacağınız sofralara, incinin zarafetini taşıyor. 
Fine Pearl yemek takımı, 2.297 TL’den başlayan fiyatlarla Karaca mağazalarında ve www.krc.com.tr 'de…

16 Eylül 2016 Cuma

Markaların kaderi mağazalarda yazılıyor...

Markaların kaderi mağazalarda yazılıyor. Her 10 kişiden sadece 2’si, mağazaya girdiğinde sürekli kullandığı markayı satın alıyor...
Alışverişçilerin %70’i,
satın alma kararını mağaza içerisinde veriyor
‘Markaların kaderi, mağaza içinde yazılıyor’ diyerek sözlerine başlayan REM People Yönetim Kurulu Üyesi Emre Haraççıoğlu, şunları söyledi: “Yapılan araştırmalarda, alışverişçilerin %70’i, satın alma kararını büyük oranda mağazanın içinde veriyor. Alışveriş kararları mağaza içerisinde verildiğine göre, markaların mağazalardaki görünürlük başarısı büyük önem kazanıyor. Pazarlamacılar, mağazalardaki marka imajını güçlendirmek için daha akılcı ve hedefe yönelik programlar geliştirmelidir ve bu programlar güçlü tanzim teşhir uygulamalarıyla desteklenmelidir” dedi.

Markalar, alışverişçilere mağazada dokunduğu oranda başarılı oluyor
Hangi marka ürün satın alınacağı kararının büyük oranda mağaza içerisinde verildiğinin altını çizen Emre Haraççıoğlu, şunları kaydetti:
“Alışverişçilerin %70’i plansız alışveriş yapıyorsa, geriye kalan %30 gibi hala alışverişini planlayan bir kitle var. Fakat bu oran, yanıltıcı olmasın. Planlı alışveriş yapan yaklaşık %30’luk kitle, sadece ihtiyacına göre ne alacağını belirliyor. Hangi marka ürünü satın alacağının kararını ise, büyük oranda mağazada veriyor. Planlı alışveriş yapan %30’luk bölümün, %10’u ise mağazadaki alışveriş sırasında almayı planladığı markayı değiştirebiliyor. Bu durumda, her 10 kişiden, sadece 2 kişi mağazaya girdiğinde sürekli kullandığı markayı satın alıyor” diye konuştu.  

Tüketicinin gözünün önünde olan ürünler, alışveriş sepetine giriyor
Markaların etkin görülebilir olmasının önemine vurgu yapan Emre Haraççıoğlu, şunları anlattı:
“Alışverişçilerin %20’den fazlası, mağazaya girdiğinde daha önce hiç planlamadıkları ürünleri alarak çıkıyor. Nitekim her 4 kişiden 1’i, o anda rafta ya da diğer teşhir alanlarında kendisine en çok görünen ürünü satın alıyor. Alışverişçilerin %60’dan fazlası da, hangi markadan ne kadar alacağına mağazanın içinde karar veriyor. Kısaca, mağazalardaki markalar, etkin görülebilirlik sağlandığı oranda şansını arttırır, aksi halde olumsuz senaryolar ortaya çıkar. Özetle, göz önünde olan ürünler, alışveriş sepetine girmektedir”  şeklinde konuştu.

Alışverişçilerin %10’u ise, aradığını bulamadığı için mağazadan ayrılıyor
Her 10 kişiden 1 kişinin aradığını bulamadığı için hiçbir şey satın almadan mağazadan çıktığını anlatan Emre Haraççıoğlu, şunları kaydetti:
“Belki o an aradığı ürünler, mağazada herhangi bir yerde bulunsa bile, etkin bir görülebilirlik sağlanmadığı için alışverişçiler mağazadan ayrılabiliyor. Bu durum gösteriyor ki, mağaza içerisinde alışveriçileri yakalamak için onların ilgisini çekecek pazarlama aktiviteleri düzenlemek ve etkili tanzim teşhir yapmak oldukça kazançlıdır. Çünkü alışverişçi, mağazaya satın alma niyetiyle ve para harcamaya hazır olarak girmektedir.” dedi. 

11 Nisan 2016 Pazartesi

Tam Tane Tahıllı Uno Premium Ailesi ile Tam Beslen Tam Yaşa

UNO Premium ailesi sayesinde Türkiye’de ilk kez bir tam tane tahıllı ekmek portföyü var.

Peki tam tane tahıllı ekmek ne demek?

İster buğday, ister çavdar, yulaf veya başka bir tahıl olsun, tahıl tanesinin tam halde, yani ayrıştırılmadan, doğal haliyle kullanılması demek. Tam tane tahıllı ekmekte tahılın sadece unsu özü değil, ruşeym ve kepek kısımları da kullanılıyor. İşte bu yüzden Tam Tane Tahıllı UNO Premium ekmek, yüksek vitamin, mineral, lif ve hatta protein içeriyor. Kahvaltılarda ve ara öğünlerde tost olarak tüketilebiliyor. Ana öğünlerde et, balık, sebze yemeklerinden salatalara kadar çeşitli lezzetlerin eşlikçisi olabiliyor. Ayrıca özel günlerde enfes tariflerle kanepe çeşitleri hazırlamakta da kullanılabiliyor. Ekmek tüketirken sadece doymak değil, tam anlamıyla beslenmek isteyenlere Tam Tane Tahıllı UNO Premium ekmekleri tavsiye ediyorum.

Daha fazla bilgi almak için videolarını izleyebilir ve Facebook hesaplarını takip edebilirsiniz. Sağlıkla kalın,

https://www.facebook.com/UNOEkmek/

#TamBeslenTamYaşa

Bir boomads advertorial içeriğidir.

20 Mart 2016 Pazar

Hıdiv Kasrı'nda kahvaltı tadım etkinliği...

Herkese merhaba. Bu sıkıntılı günlerde yazı paylaşmak güç ama bir şekil hayat devam ediyor. Uzun süredir yazmaya fırsat bulamadığım bu yazıyı yazayım dedim... Geçtiğimiz ay Hıdiv Kasrı'nda bir blogger buluşmasına Uba Foto Ümit bey tarafından davet edildim. Seve seve kabul ettim tabi. Beltur'a bağlı Hıdiv Kasrı Beykoz'da...

9 Mart 2016 Çarşamba

Çamaşır Çoksa Tursil'le Yıka...


Blogger olmanın en iyi yanlarından bir tanesi de şu ki hayattan bunaldığınız anlarda bir lansman çıkıyor ve yeni ürün tanımanın yanı sıra sosyalleşiyorsunuz. Sevgili MedPartners'in davetiye Tursil'in blogger eventine davet aldım. Açıkçası onlar çağırdı mı hiç destursuz katılıyorum. İşyerinden izin alıp gittim. 15 dk geç çıkmamın sıkıntısı bir yana Ortaköy'de mekan aradım. :) Mekan Feriye Lokantası'nda idi.